Londra’daki The OWO’da çekilişler
Expert reviews
“Bu, bu yüzyılda Londra’da açılan en göz kamaştırıcı, asil ve en çok konuşulan oteldir — muhteşem bir yapıya, ruha, mirasa ve stile sahiptir; lüks restoranları, barları ve sağlık ve zindelik alanlarını saymıyoruz bile.”
“Birleşik Krallık’taki ilk Raffles oteli, nihayet Whitehall’da, Royal Horse Guards’a bakan eski Savaş Bakanlığı binalarında kapılarını açtı. Raffles markası göz önüne alındığında, avizeler, ihtişamlı döşemeler ve görkemli mermer merdivenler gibi her yerinde özenle işlenmiş tarihi detaylarla donatılmış bu mekan, marka için daha uygun bir yer olamazdı.”
“Whitehall’daki Edward dönemine ait barok tarzındaki Eski Savaş Bakanlığı binası, ilk olarak 1906 yılında Britanya İmparatorluğu’nun doruk döneminde inşa edilmiş olup, Eylül 2023’te büyük bir coşkuyla, bu binaya yakışır bir şekilde ihtişamlı bir otel olarak açıldı. Bugün bu bina, 120 oda ve süit, 85 özel konut, bir Guerlain spa merkezi, devasa bir havuz, dokuz restoran ve İngiliz savaş tarihinin zengin bir kesitine ev sahipliği yapıyor.”
What guests liked
- En iyi konum
- Tarihi bina
- Güler yüzlü personel
- Rahat yataklar
- Yüzme havuzu
All you need to know
Whitehall’daki The OWO’da yer alan Raffles, zengin bir geçmişe sahip bir mimari şaheserdir. 1906 yılında inşa edilen bina, başlangıçta Eski Savaş Bakanlığı olarak hizmet vermiş ve Winston Churchill ile T.E. Lawrence gibi isimlerin bir zamanlar çalıştığı bir iktidar merkeziydi. Hatta bu bina, Ian Fleming’e James Bond serisini yaratması için ilham kaynağı olmuş ve bu mekan birçok 007 filminde yer almıştır.
Altı yıl süren devasa bir dönüşümün ardından, II. derece tarihi eser olarak koruma altına alınan bu Edward dönemine ait mücevher, artık zengin mirasını modern lüksle harmanlıyor. İç tasarım, merhum Thierry Despont tarafından yönetildi; Despont, binanın eski ofislerini 120 adet lüks konuk odası ve süite dönüştürürken, binanın görkemli ve tarihi karakterini de korudu.
Otel, dokuz restoran, üç bar ve Birleşik Krallık’taki ilk Guerlain Spa dahil olmak üzere benzersiz özelliklerle doludur. Karmaşık ahşap işçiliğinden özel aydınlatmaya, bir zamanlar iki buçuk mil uzunluğunda olan binanın orijinal koridorlarının korunmasına kadar detaylara gösterilen özen dikkat çekicidir.
Londra’nın tam kalbindeki konumu, sizi tarihin tam ortasına yerleştirir. Parlamento Binası, Westminster Manastırı ve Trafalgar Meydanı gibi ikonik simge yapılarına sadece kısa bir yürüyüş mesafesindesiniz. İster St. James’s Park’ta yürüyüş yapın ister yakındaki müzeleri ziyaret edin, otel şehri keşfetmek için inanılmaz derecede prestijli bir başlangıç noktası görevi görür.
Burası sadece konaklayacağınız bir yer değil; bir zamanlar dünyayı şekillendiren olayların planlandığı, şimdi ise Londra’nın en sofistike destinasyonlarından biri olarak yeniden tasarlanan koridorlarda dolaşma fırsatıdır.

More photos