The Standard High Line, New York
The Standard, High Line, Manhattan’ın Meatpacking Bölgesi’nde mimari açıdan öne çıkan bir yapıdır. Ennead Architects tarafından tasarlanan ve 2009 yılında tamamlanan 18 katlı yapı, devasa beton ayakların üzerinde yerden 57 feet yükseklikte yer almasıyla ünlüdür. Bu cesur tasarım, halka açık High Line parkının otelin hemen altından geçmesini sağlayarak, bina ile şehrin tarihi yüksek demiryolu altyapısı arasında kesintisiz bir bağlantı oluşturur.
Bina, iki adet “menteşeli” beton levhadan oluşmaktadır; bu kasıtlı tasarım seçimi, 338 odanın her birine Hudson Nehri’nin veya New York’un simgesel silüetinin engelsiz, panoramik manzarasını sunmaktadır. İç mekanda otel, modern ve şeffaf bir estetiği benimsiyor; geleneksel ağır duvarların yerini, konukların özel alanları ile aşağıdaki hareketli caddeler arasındaki sınırı bulanıklaştıran tavandan tabana camlar alıyor.
Çarpıcı siluetinin ötesinde, otel bir mahalle merkezi işlevi görüyor. Zemin katta, High Line raylarının hemen altına yerleştirilmiş canlı, açık hava bir Biergarten ve geniş bir kamusal meydan bulunuyor. En üst katta yer alan çatı katı diskotek Le Bain, şehirdeki en etkileyici gün batımı manzaralarından bazılarını sunan, tanınmış bir gece hayatı mekanıdır.
Otel, Whitney Amerikan Sanat Müzesi ve Chelsea Market’in hareketli yemek tezgahlarına sadece birkaç adım uzaklıkta yer almasıyla gezginler için mükemmel bir konuma sahiptir. İster yakındaki Little Island parkında geziniyor olun, ister West Chelsea’deki çağdaş galerileri geziyor olun, New York’un en yaratıcı ve dinamik bölgelerinden birinin tam merkezinde bulunuyorsunuz.
Uzman yorumları
“Estetik bir gereklilikse, şu anda High Line Park olarak bilinen eski bir yükseltilmiş demiryolu hattının tam üzerinde yer alan The Standard, High Line, Manhattan’ın mankenlerin en yoğun olduğu semtinde bulunan New York’un en seçkin simgelerinden biridir.”
“André Balazs’ın West Side’daki mimari eseri, her zaman New York’un en gözde otellerinden biri olmuştur. The Standard, şehirdeki en muhteşem manzaralardan bazılarına ve otantik bir bira bahçesine sahip olmasıyla, bu ilgiyi büyük ölçüde kendi başına hak ediyor.”
New York’ta Fodor’s Choice olarak öne çıkmıştır.
Konukların beğendiği şeyler
- Muhteşem manzaralar
- Güler yüzlü personel
- Butik tarzı
- Harika bir konum
- Rahat yataklar

Daha fazla fotoğraf