The High Line Hotel, New York
Manhattan’ın Chelsea semtinde yer alan High Line Hotel, 1895 yılında inşa edilmiş, huzur dolu, kırmızı tuğlalı bir Kolej Gotik mimari şaheseridir. Başlangıçta General Theological Seminary’nin öğrenci yurdu olarak hizmet veren bu bina, tarihle iç içedir; hatta rivayete göre Clement Clarke Moore, bu binada kaldığı sırada ünlü “’Twas the Night Before Christmas” şiirini yazmıştır.
Ünlü Roman & Williams firması tarafından tasarlanan otelin iç mekanları, “vintage eklektik Americana” estetiğini yansıtmaktadır. 60 konuk odası, 1920’lerden kalma çevirmeli telefonlar, antika halılar ve vintage daktilolar dahil olmak üzere özenle seçilmiş parçalarla donatılmıştır. Konuklar, odalarında bulunan özel kabartma damgasını kullanarak otelin mektup kağıtlarına damga vurabilir ve konaklamalarına kişisel ve dokunsal bir dokunuş katabilirler.
Otelin en huzur verici özelliği ise belki de bahçesidir. Çeşme ve titrek gaz lambalarıyla donatılmış, özel ve kapılı bir bahçe, şehirden uzak, beklenmedik bir sığınak sunuyor. Burada, 1963 model bir Citroën H Van’ın büyüleyici bir şekilde yeniden tasarlanmış iç mekanında hizmet veren, Manhattan’ın tek Intelligentsia şubesinden bir kahve alabilirsiniz.
Ünlü High Line parkının hemen yanında yer alan otel, kültür meraklıları için mükemmel bir konumdadır. Ayrıca, Whitney Amerikan Sanat Müzesi’ne ve eski Nabisco fabrikasında yer alan hareketli Chelsea Market’e de sadece kısa bir yürüyüş mesafesindesiniz. İster çevredeki sanat galerilerini keşfedin ister sadece otelin sakin bahçesinde dinlenin, tesis şehrin kalbinde eşsiz ve tarihi bir kaçış imkanı sunuyor.
Uzman yorumları
“New York’taki otellerin çok azı, talep ettikleri yüksek fiyatları hak ediyor. Bu otel ise belki de hak ediyor. İç mekanı, 1920’lerde bir Gatsby tipi karakterin yaşamış olabileceği izlenimi veren odalarıyla, hem görkemli hem de hoş bir şekilde sıra dışıdır.”
Frommer’s tarafından New York’ta “Olağanüstü Seçim” olarak öne çıkarılmıştır.
“Eski bir ilahiyat okulunun peyzajlı arazisi üzerinde yer alan, 19. yüzyıl sonlarına ait kırmızı tuğlalı Gotik tarzda bir bina, vitray pencereler ve çam ağacından zeminler gibi orijinal mimari detaylarla dolu bu şirin otele dönüştürüldü.”
New York’ta Fodor’s Choice olarak öne çıkan otel.
“Tarihi bir ilahiyat okulunda yer alan bu butik tesis, eski zamanların üniversite atmosferini yansıtıyor. Burası geçmişin bir parçası; sanat galerileri, moda restoranları ve adını taşıyan High Line’ın bulunduğu, şehrin mutlaka ziyaret edilmesi gereken parklarından biri olan ve sadece 50 yarda batısında yer alan, trendlerin merkezi West Chelsea’nin bir mücevheri.”
Konukların beğendiği şeyler
- Güzel bina
- Butik tarzı
- Güler yüzlü personel
- Mükemmel Wi-Fi
- Harika bir konum
- Rahat yataklar

Daha fazla fotoğraf