The Savoy, Londra
1889 yılında Strand’da açılan Savoy, Londra’nın en efsanevi lüks otellerinden biridir. Tiyatro yapımcısı Richard D’Oyly Carte tarafından Gilbert ve Sullivan opera yapımlarından elde ettiği kârla inşa edilen otel, mimar Thomas Edward Collcutt tarafından tasarlanmıştır. Eski ortaçağ Savoy Sarayı’nın bulunduğu yerde yer alan otel, kurulduğu günden bu yana konaklama sektöründeki yeniliklerin öncüsü olmuştur.
İngiltere’de birçok tarihi “ilk”e imza atmış olan otel, tüm odalarında elektrikli aydınlatma, elektrikli asansörler ve çoğu odada özel banyo sunan ilk otel olma özelliğini taşımaktadır. Otelin ayrıca yüzyıllık, kendine özgü bir geleneği vardır: 2-foot-tall Art Deco tarzında bir kedi heykeli olan “Kaspar”, 13 kişilik bir grup birlikte yemek yediğinde masaya getirilir; bu, böyle bir yemekte ilk ayağa kalkan kişinin talihsizlik yaşayacağına dair batıl inancı önlemek içindir.
Otelin duvarlarının ötesinde, canlı Covent Garden bölgesi ve tarihi Somerset House hemen yanı başındadır. Konuklar, hareketli West End tiyatrolarına, Trafalgar Meydanı’ndaki Ulusal Galeri’ye ve manzaralı Thames Embankment’a sadece kısa bir yürüyüş mesafesindedir.
The Savoy’un efsanevi tarihi, süitinden Thames nehrinin manzarasını resmeden Claude Monet ve Marilyn Monroe gibi ikonik isimleri kendine çekmiştir. İster yakındaki müzeleri keşfedin ister klasik bir ikindi çayı keyfi yaşayın, otel, Edward döneminin ihtişamı ile Art Deco zarafeti arasındaki köprüyü mükemmel bir şekilde kuran, Londra’nın en önemli simgelerinden biri olmaya devam etmektedir.
Uzman yorumları
“Covent Garden’daki mağazalara ve Leicester Square’deki sinemalara son derece yakın bir konumda yer alan The Savoy, Marilyn Monroe’nun Londra’da tercih ettiği oteldi; ve eğer gecelik 400 sterlinin üzerindeki konaklama ücretini karşılayabilirseniz, bu otel sizin de tercihiniz olabilir.”
“The Savoy, Londra ile derin bağları olan, zengin ve göz alıcı bir tarihe sahip, bu tarihinin etkisini konuklarına da yansıtan bir simge yapıdır. Marilyn Monroe, Frank Sinatra ve Charlie Chaplin’in gözdesi olan bu ‘grand dames’lerin en görkemlisi, Londra’nın en eski lüks otellerinden biridir ve haklı olarak şehrin en iyisi olarak nitelendirilebilir.”
Londra’da “Fodor’s Choice” seçkisinde yer almaktadır.
“1889 yılında İngiltere’deki ilk gerçek anlamda lüks otel olarak açılan The Savoy, o günden bu yana lüksün öncüsü olmaya devam etmiş; elektrikli aydınlatmadan sıcak akan suya, odada banyodan klimaya kadar bir dizi modern konforu hayata geçirmiştir.”
“The Savoy’da insana derin bir güven hissi veren bir şey var. Sürekli değişen bir dünyada, bu otel somut bir gelenek duygusunu koruyor ve aralarında Gordon Ramsay’e bağlı Savoy Grill ile Simpson’s-in-the-Strand’ın da bulunduğu restoranları, her zaman yüksek standartlarını sürdürüyor.”
Konukların beğendiği şeyler
- Mükemmel hizmet
- Mükemmel hizmet
- Güler yüzlü personel
- Mükemmel Wi-Fi
- En iyi konum
- Rahat yataklar

Daha fazla fotoğraf