Hotel du Vin, Edinburgh
Expert reviews
“Şehir merkezinde yer alan bu butik otel, neredeyse tüm turistik mekanlara sadece birkaç dakikalık yürüme mesafesindedir. Her odada özel yapım kızak yatak ve el yapımı yaylı şilte bulunuyor, ancak otelin en büyük özelliği, gri bir İskoç gününde son derece cazip gelen, tartan halıyla kaplı, son derece rahat viski “snug”u olabilir.”
New York Times’ın “Edinburgh’da 36 Saat” başlıklı yazısında yer almıştır.
“Bir Viktorya dönemi akıl hastanesini, çağdaş dekoru ve donanımına rağmen — örneğin içeri girerken karşınıza çıkan peri ışıklarıyla süslenmiş kemerli geçit gibi — tarih ve efsanelerle dolu bir atmosfer sunan bu sade lüks tesise dönüştürmek, Birleşik Krallık’ın en yenilikçi zincirlerinden birine yakışır bir iş.”
“Bu otel, Hotel du Vin markasını bu kadar popüler kılan tüm özelliklere sahip; şarap ve bistro yemeklerine büyük önem verirken, tartan desenleri ve çıplak tuğla duvarlar gibi detaylarla mekâna özgü bir atmosfer de sunuyor. Tren istasyonu, başlıca turistik yerler ve festival mekanlarının hepsi kolayca ulaşılabilir mesafede.”
What guests liked
- En iyi konum
- Güler yüzlü personel
- Ücretsiz Wi-Fi
- Mükemmel kahvaltı
All you need to know
Hotel du Vin Edinburgh, şehrin tarihi Eski Şehir bölgesinde, Royal Mile’a sadece kısa bir yürüyüş mesafesinde yer almaktadır. 1743 yılına dayanan çarpıcı bir taş binada yer alan tesis, yüzyıllar boyunca pek çok ilginç işlev görmüş; yoksullar evi, akıl hastanesi, bilim laboratuvarı ve hatta kan bağışı merkezi olarak hizmet verdikten sonra bugünkü butik otel haline gelmiştir.
Otelin en ilginç dönüşümlerinden biri, 2000'li yıllarda binanın kapsamlı bir yeniden geliştirme ve yenileme sürecinden geçmesiyle gerçekleşti. Proje, orijinal tarihi yapının unsurlarını korurken çağdaş bir ekleme de yaparak, eski Edinburgh karakteri ile modern konforu harmanladı. Yeniden tasarım, konaklama tasarımı uzmanı Curious tarafından yürütüldü ve yaklaşık 8 milyon sterlinlik bir yatırım gerektirdiği bildirildi.
Otelin iç mekanları, Hotel du Vin markasının şarap odaklı mirasını yansıtıyor. Konuklar, geniş şarap mahzenleri, tadım alanları ve samimi bir bistro atmosferi ile karşılaşacaklar. Birçok odada özel yapım kızak yataklar, roll-top küvetler ve aşırı resmi olmadan zarif bir hava yaratan zengin, sade iç mekanlar bulunuyor.
Konumu da bir başka öne çıkan özelliğidir. Otel, İskoçya Ulusal Müzesi’ne, tarihi Royal Mile’a ve Edinburgh’un birçok ünlü turistik mekanına yakın bir konumda yer almakta olup, şehri yürüyerek keşfetmeyi kolaylaştırmaktadır. Edinburgh Kalesi, St Giles Katedrali ve Holyrood Sarayı’na ulaşım son derece kolaydır.
Özellikle dikkat çeken bir ayrıntı ise, en atmosferik konuk odalarından bazılarının eski akıl hastanesi binasının bir kısmını işgal etmesidir. Otel, geçmişini gizlemek yerine onu kucaklayarak, Edinburgh’un en beklenmedik tarihi binalarından birini karakter dolu bir konaklama mekanına dönüştürmüştür.

More photos