Andrássy Caddesi üzerinde, Macaristan Devlet Opera Binası’nın hemen yanında yer alan Callas House, sanatsal tarihle dolu çarpıcı bir butik oteldir. Bina, Macar mimar Vilmos Freund tarafından 1881 yılında tamamlanan bir neo-Rönesans şaheseridir. Zengin bir bankacı için saray olarak yaptırılan bina, daha sonra bir banka şubesine ve hatta bir giyim şirketinin genel merkezine dönüştürülmüştür.
Zemin katta, Gordon Ramsay ve Madonna ile yaptığı çalışmalarla ünlü, efsanevi merhum iç mimar David Collins tarafından 2006 yılında yeniden hayata geçirilen Callas Café yer almaktadır. Collins, devasa bir bakır avize ve hâlâ mekanı canlı salon müziğiyle dolduran bir kuyruklu piyano ile tamamlanan, çarpıcı bir geometrik art deco iç mekan tasarımı yaratmıştır.
Film yapımcıları bu çarpıcı estetiği sıklıkla kullanmaktadır. Bu mekan, *Spy* ve *Red Sparrow* gibi Hollywood gişe rekorları kıran filmlerde Paris ve Soğuk Savaş dönemi Rusya’sını temsil eden arka planlar olarak kullanılmasıyla ünlüdür.
2016 yılında, binanın en üst katları titizlikle 25 lüks otel odasına dönüştürüldü. Odaların tasarımını yine David Collins Studio üstlendi; orijinal arşitravları, yumuşak Macar el boyaması şablon desenleri, özel yapım yerel dantel işleri ve ısıtmalı banyo zeminleriyle güzel bir denge kurdu.
Uzman yorumları
“Şık Callas kafe ve restoranının açılmasından on yıl sonra, 2016 yılında hemen üst katta Callas House açıldı; bu tesis, Budapeşte Operası’nın hemen yanında, Pest’in en şık bulvarında 25 adet güzel oda ve süit sunuyor.”
New York Times’ın “Budapeşte’de 36 Saat” başlıklı yazısında yer aldı.
“Kısa süre önce açılan Callas House, şehrin en prestijli bulvarına son derece yakışan lüks bir konaklama deneyimi sunuyor. Opera binasına gitmeyi planlıyorsanız, bundan daha iyi bir konumda olamazsınız.”
Konukların beğendiği şeyler
- Güler yüzlü personel
- Temiz odalar
- En iyi konum
- Mükemmel Wi-Fi
- Rahat yataklar

Daha fazla fotoğraf