İstanbul, Sultanahmet’teki Four Seasons Oteli
Sultanahmet’teki Four Seasons Oteli, dönüşüm konusunda bir başyapıt niteliğindedir. Aslen Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk hapishanesi olan, yüzyıllık, neoklasik tarzda muhteşem bir binada yer alan otel, günümüzde lüks bir butik sığınak olarak hizmet vermektedir. Eski egzersiz avlusu bile, hareketli şehir hayatından uzaklaşabileceğiniz huzurlu ve özenle düzenlenmiş bir avluya dönüştürülmüştür.
Mimari yapı, “İlk Ulusal Mimari” akımının öncülerinden Mimar Kemaleddin Bey tarafından tasarlanan tarihi bir hazinedir. Goddard Littlefair stüdyosu tarafından yakın zamanda gerçekleştirilen yeniden tasarımın ardından, iç mekanlar artık bu zengin tarihi modern zarafetle harmanlamakta; ikonik Chintamani motifi gibi geleneksel Türk desenlerine saygı duruşunda bulunan özel aydınlatma ve mobilyalarla donatılmıştır.
Tarih meraklıları için binanın geçmişi büyüleyicidir; burada bir zamanlar efsanevi şair Nazım Hikmet de dahil olmak üzere önde gelen siyasi muhalifler ve yazarlar tutulmuştu. Tasarım ekibi, binanın dokunaklı hikâyesinin ön planda kalmasını sağlamak için otelin her yerine orijinal mermer ve taş unsurları dahil ederek bu bütünlüğü korumak için büyük çaba sarf etti.
Konumu, gezip görme açısından gerçekten rakipsizdir. Eski Şehir’in tam kalbinde yer alan otel, Ayasofya, Sultanahmet Camii, Yerebatan Sarnıcı ve geniş Topkapı Sarayı dahil olmak üzere İstanbul’un en simgesel hazinelerine sadece kısa bir yürüyüş mesafesindedir.
Keşif turlarının ardından konuklar genellikle A’Ya Rooftop Lounge’a giderek Ayasofya’yı arka plan olarak kullanarak bir içkinin tadını çıkarırlar. İster şehir silüetinin keyfini çıkarın ister avluda dinlenin, otel dünyanın en tarihi mahallelerinden birinde eşsiz ve sürükleyici bir deneyim sunar.
Uzman yorumları
“Ne muhteşem bir yenileme başarısı: Topkapı Sarayı ve Ayasofya’ya sadece birkaç adım uzaklıktaki eski bir hapishane, artık odaları ve süitleri lüks bir şekilde donatılmış, Marmara Denizi’ne, Eski Şehir’e ya da özenle düzenlenmiş iç avluya bakan İstanbul’un en seçkin konaklama yerlerinden biri haline gelmiştir.”
İstanbul’da “Fodor’s Choice” olarak öne çıkan tesis.
“I. Dünya Savaşı’nın sonunda Osmanlı Türk mimarisinin canlandırılması tarzında inşa edilen ve günümüzde lüks Four Seasons zincirinin İstanbul’daki amiral gemisi olan bu bina, aslen siyasi muhalifleri barındırmak üzere bir hapishane olarak inşa edilmişti.”
Frommer’s tarafından İstanbul’da “Olağanüstü Seçim” olarak öne çıkarılmıştır.
“1918 yılında inşa edilen bu Four Seasons oteli, o kadar göz alıcı bir ihtişama sahip ki, buranın İstanbul’un ilk hapishanesi olduğunu asla tahmin edemezsiniz. Otelin 65 odası, lüks mobilyalar, el dokuması kilim halılar ve orijinal Türk sanat eserleriyle her biri ayrı ayrı dekore edilmiştir.”
“Sultanahmet’teki Four Seasons Hotel Istanbul, lüks bir kaçış noktasıdır. Ancak 1996 yılında otele dönüştürülmeden önce, burada konaklama deneyimi o kadar da lüks değildi. Eskiden bir hapishane olan bu neoklasik yapı, bir zamanlar ünlü Türk şair Nazım Hikmet de dahil olmak üzere muhalif siyasi şahsiyetlere ve muhalif yazarlara ev sahipliği yapmıştı.”
“Bu lüks otel, aslında bir zamanlar yazarlar, sanatçılar ve diğer muhaliflerin hapsedildiği geç Osmanlı dönemi hapishanesinden dönüştürülmüştür; ancak o kadar ustaca bir dönüşüm geçirdi ki, bunu asla tahmin edemezsiniz. Şehrin tam kalbindeki konumu sayesinde, İstanbul’un en ünlü turistik yerlerinin çoğuna bir taş atımı uzaklıktadır.”
Konukların beğendiği şeyler
- Güler yüzlü personel
- En iyi konum
- Mükemmel Wi-Fi
- Rahat yataklar
- Ayasofya

Daha fazla fotoğraf