Andaz Hotel Prinsengracht, Amsterdam
Andaz Amsterdam Prinsengracht’ta konaklıyorsanız, aslında Hollanda tarihinin bir parçası içinde uyuyorsunuz demektir. Lüks bir yaşam tarzı oteli haline gelmeden çok önce, bu bina 30 yılı aşkın bir süre boyunca Amsterdam’ın halk kütüphanesi olarak hizmet vermişti.
Hyatt ekibi binayı devraldığında, anahtarları efsanevi Hollandalı tasarımcı Marcel Wanders’a teslim etti. Wanders, tipik kurumsal lüksü tercih etmek yerine, iç mekanı sürreal, modern bir “Alice Harikalar Diyarında” deneyimine dönüştürdü. Tasarım, tarihi haritaları modern grafiklerle harmanlayan özel duvar kağıtları gibi, Hollanda mirasına yapılan ilginç göndermelerle doludur.
Detaylara yakından bakarsanız, her yerde zekice kurgulanmış görsel hikâyeler bulacaksınız. Atriyumdaki devasa, çan şeklindeki tavan lambaları Amsterdam’ın tarihi çanlarını simgeliyor; odaların her yerinde yer alan mavi-beyaz vurgular ise geleneksel Delft çömlekçiliğine saygı duruşunda bulunuyor, ancak keskin ve çağdaş bir yorumla.
Bahçe bile bir açık hava galerisi niteliğinde; burada, bir balık tutan dev bir prens heykeli yer alıyor ve bu, otelin “Prens Kanalı” (Prinsengracht) üzerindeki konumuna eğlenceli bir gönderme yapıyor. Burası, şüphesiz şehrin görsel açıdan en büyüleyici noktalarından biri.
Uzman yorumları
“Hollandalı tasarımcı Marcel Wanders, 2012 yılında açılan ve sanat eserleriyle donatılmış 122 odası bulunan, birçoğu kanal manzaralı Andaz Amsterdam Prinsengracht’ın fantastik ve renkli iç mekanlarını tasarladı.”
New York Times’ın “Amsterdam’da 36 Saat” başlıklı yazısında yer aldı.
“Bu havalı Hyatt oteli, Hollandalı tasarım ikonu Marcel Wanders’ın coşkulu tasarımıyla dikkat çekiyor; kanala bakan geniş lobi ve bar ise başlı başına bir gezi noktası.”
Amsterdam’da Fodor’s Choice seçkisinde yer almaktadır.
“Otelin kahverengi tuğla dış cephesi sizi yanıltmasın. Andaz Amsterdam Prinsengracht’a adımınızı attığınız anda, modaya uygun tasarım, heyecan verici görsel sanat eserleri ve saf lüksün büyüleyici birleşimi karşısında hayran kalacaksınız.”
“Amsterdam’ın en güzel kanallarından birinin kıyısındaki eski bir kütüphane binasında, rüya gibi bir tasarım macerası. Anne Frank Evi’ne ve en popüler alışveriş bölgelerine yakındır; odalar geniş, tam donanımlı ve konforludur; hizmet ise neşeli ve samimidir. Ayrıca huzurlu bir spa, şık bir kokteyl barı ve mükemmel bir restoran da bulunmaktadır.”
Konukların beğendiği şeyler
- Güler yüzlü personel
- Harika bir otel
- Otel tasarımı
- Butik tarzı
- Comf yataklar
- En iyi konum

Daha fazla fotoğraf