The Dolder Grand, Zürih
Zürih’teki The Dolder Grand, Adlisberg tepesinin yükseklerinde yer alan efsanevi bir “Şehir Tatil Köyü”dür. İlk olarak 1899 yılında bir kaplıca oteli olarak hizmete açılan tesis, mimar Jacques Gros tarafından tasarlanmıştır. Ünlü Foster + Partners firmasının öncülüğünde 2004–2008 yılları arasında gerçekleştirilen kapsamlı bir yenileme çalışmasının ardından, tarihi ana bina titizlikle restore edilmiş ve iki çarpıcı, modern cam kanatla tamamlanarak eski dünya şatosu cazibesi ile çağdaş yenilikçiliğin çarpıcı bir karışımını ortaya çıkarmıştır.
Otel, esasen özel bir sanat galerisi niteliğinde olup, Salvador Dalí, Andy Warhol ve Takashi Murakami gibi dünyaca ünlü sanatçıların 100’den fazla eserine ev sahipliği yapıyor. Konuklar, otelin ortak kullanım alanlarında bu koleksiyonu keşfedebilir; her eserin yanında, o eserin hikâyesini anlatan bir QR kodu bulunmaktadır. Bir başka benzersiz özelliği ise 4.000 metrekare büyüklüğündeki devasa spasıdır; burada bir meditasyon yürüyüş yolu, bir “kar odası” ve şehrin panoramik manzarasına sahip muhteşem bir yüzme havuzu bulunmaktadır.
Otel, duvarlarının ötesinde, hareketin tam ortasında yer alırken aynı zamanda sakin bir kaçış imkanı sunuyor. Büyüleyici ve tarihi bir dişli tren olan Dolderbahn, konukları otelin kapısından şehir merkezine 15 dakikadan daha kısa bir sürede ulaştırıyor.
Otelin konumu, Kunsthaus sanat müzesi ve tarihi Eski Şehir dahil olmak üzere Zürih’in en önemli kültürel mekanlarına kolay erişim imkanı sunar. İster bitişiğindeki orman yollarında yürüyüş yapın, ister yakındaki Zürih Hayvanat Bahçesi’ni ziyaret edin, ister otelin iki Michelin yıldızlı restoranında dünya standartlarında bir mutfağın tadını çıkarın, bu tesis İsviçre’nin en büyük şehrinin en güzel yanlarını deneyimlemek için sofistike bir başlangıç noktası görevi görüyor.
Uzman yorumları
“Ormanlar ve bir golf sahası arasında yer alan ve Zürih Gölü’nün yukarısındaki bir tepenin üzerinde yükselen The Dolder Grand, İsviçre’nin finans merkezine görkemli bir manzara sunuyor. Göl kıyısından bakıldığında, otel çevresinde saray gibi duran dikkat çekici bir yapı olarak göze çarpıyor.”
“Zürichberg dağı’nın tepesinde yer alan ve Viktorya döneminden kalma bir Kurhaus (sağlık ve kaplıca tesisi) olarak hizmet vermeye başlayan bu geniş tatil oteli, orijinal yapının Korint başlıkları ve kristal avizelerini, doğal çevreyi yansıtan iki modern cam ve çelik kanatla harmanlamaktadır.”
“Görkemli kuleleri, bu birçok ödül kazanmış Belle Époque tarzı tatil köyünü Zürih’in simge yapılarından biri haline getirirken, Norman Foster tarafından tasarlanan iki kanat ise mekana çağdaş bir hava katıyor. Galeri kalitesinde sanat eserleri, 4.000 metrekare büyüklüğündeki spa ve Michelin yıldızlı restoran, buradaki öne çıkan özelliklerden bazılarıdır.”
Konukların beğendiği şeyler
- En iyi konum
- Kapalı yüzme havuzu
- Muhteşem manzaralar
- Mükemmel kahvaltı
- Rahat yataklar
- Güler yüzlü personel

Daha fazla fotoğraf