Cincinnati’deki Lytle Park Oteli
Cincinnati’nin en eski mahallesinde yer alan The Lytle Park Hotel, 2020 yılında kapılarını açan muhteşem bir neo-Tudor tarzı tesistir. San Francisco merkezli tasarım firması ForrestPerkins, oteli oluşturmak için yüzyıl başından kalma iki tuğla binayı ustaca birleştirdi; bunlardan biri, 1900’lerin başında genç çalışan kadınlar için güvenli bir barınma yeri olan tarihi Anna Louise Inn olarak hizmet vermişti.
İçeri girdiğinizde, komşu parkı iç mekana taşıyacak şekilde tasarlanmış, tonozlu cam tavanı ve 18 fit yüksekliğindeki devasa ağaçlarıyla tamamlanan, ışık dolu muhteşem bir büyük atriyum lobisiyle karşılaşacaksınız. Otel ayrıca, devasa taç şeklindeki sarkıt barıyla dikkat çeken, kendine özgü Kuzey İtalyan restoranı Subito’da Cincinnati’nin “Queen City” lakabına da saygı duruşunda bulunuyor.
Asıl göz alıcı mekan ise şehrin tek dört mevsim açık çatı barı olan Vista at Lytle Park’tır. 5.000 square feet’i aşan bir alana yayılan, açılır kapanır cam tavanı ve rahat şömineleriyle bu mekan, hava nasıl olursa olsun konuklara şehir merkezinin silüeti, Ohio Nehri ve yakındaki stadyumların panoramik manzarasını en ön sıradan izleme fırsatı sunuyor.
Konum açısından daha iyi bir üs bulamazsınız. Otel, tarihi Taft Sanat Müzesi’nin tam karşısında yer alıyor ve Great American Ball Park’a manzaralı kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunuyor; bu da yerel kültürü Cincinnati Reds beyzbol maçıyla birleştirmek için inanılmaz bir kolaylık sağlıyor.
Uzman yorumları
“1909 yılından kalma tarihi bir binada yer alsa da, adını taşıyan bu güzel yeşil alana bitişik olan ve yeni açılan bu otelin olanakları, modern gezginlerin seçici zevklerine uygun olarak tasarlanmıştır. Odalar çiçek motifleriyle hoş bir şekilde dekore edilmiştir ve Frette nevresimleri, mermer banyolar ve hoş kokulu Diptyque banyo malzemeleriyle donatılmıştır.”
Travel+Leisure dergisinin “Dünyanın En İyi 100 Oteli” listesinde yer almaktadır.
“Lytle Park Hotel, Autograph Collection, Cincinnati’nin en eski mahallesinde yer alan bir simge yapıdır. Klasik neo-Tudor mimarisi, San Francisco merkezli ForrestPerkins firmasının çarpıcı tasarımıyla hem geçmişi hem de bugünü kutlayan bir tarih simgesi olarak öne çıkmaktadır; bu tasarım, yüzyıl başında inşa edilmiş iki tuğla binayı bir araya getirmiştir.”
Konukların beğendiği şeyler
- En iyi konum
- Güler yüzlü personel
- Rahat yataklar
- Restoran
- Mükemmel kahvaltı

Daha fazla fotoğraf